MENÜ

DUYURU :

Bildirimlere izin vererek gelişmelerden anında haberdar olabilirsiniz.

Türkiye iki dünyanın en çok kaybedeni

Uzmanlar Türkiye’nin gelişen ve gelişmiş piyasalarda doların yükselişinden en kötü etkilenen ekonomi olduğunu belirtiyor.

Geçtiğimiz hafta Türk Lirası’nın dolarkarşısında rekor düşük seviyeleri görmesinin ardından, küresel bir endişede gözler Türkiye ekonomisine çevrildi. Capital Economics’den William Jackson “Bir şekilde Türkiye gelişmiş vegelişen piyasaların en çok kaybedeni” diye konuştu.

Uzmanlar dolar cinsinden dış borçların geri ödenme maliyetlerinin ciddi artış yaşadığını vurgulayarak, Türkiye’nin para biriminin düşmesinin ihracata bir katkı sağlamadığına dikkat çekiyor. Para biriminin düşüşünün Euro Bölgesi’nde gerçekleşen parasal genişlemenin ardından olduğu gibi, ürünleri daha rekabetçi hale getirerek ihracatı artırması gerektiğini belirten uzmanlar, Türkiye’de bu durumun gerçekleşmediğini, bir çok şirketin lira olarak elde ettiği cirolarla dolar borcunu ödemekte zorlanacağını belirtiyor.

Türkiye’nin dış borcunun yüzde 58’e yakın bir kısmının dolar cinsinden olduğunu vurgulayan uzmanlar Euro Bölgesi’ne yapılan ihracatın toplamın yüzde 30’unu oluşturduğunu vurguluyor. TL’nin dolar karşısında son dönemde negatif ayrışmaya başlaması uzmanların dikkatini çekiyor.

Dolar endeksi gerilerken dolar/TL yükselişini sürdürüyor. Finansal istikrar riskinin arttığı belirtilen Reuters analizine göre son bir yılda dolar karşısında yüzde 20 değer kaybederek 2.74 tarihi rekor seviyesini gören lira, en büyük ihracat yaptığı bölge Avrupa olmasına rağmen, euro karşısında bir yıl öncesine göre sadece yüzde 0.1 değer kaybetti.

EN ÇOK KAYBEDEN ÜLKE

Capital Economics’den William Jackson “Bir şekilde Türkiye gelişmiş ve gelişenpiyasaların en çok kaybedeni” diye konuştu. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Türkiye’nin ihracatının yüzde 40’tan fazlasının Avrupa Birliğine gerçekleştiğini vurgulayan Jackson “Borçlarının büyük bir çoğu dolar cinsinden ama ihracat Euro Bölgesi’ne gidiyor. Türk Lirası’nın dolar karşısında değer kaybetmesi işin ticaret tarafına bir katkı sağlamadı, borçların maliyetini yükseltti” diye konuştu.

İHRACAT VERİLERİ DÜŞÜYOR

Türkiye’nin geçtiğimiz ay açıklanan ihracat verileri bir yıl öncesine göre yüzde 13.4 düşüş yaşarken, ithalat ise sadece yüzde 5.6 geriledi. Bu durumun Türkiye’nin cari açığını geçtiğimiz yıla göre yüzde 14.8 artırdığı belirtilen analizde küresel petrol fiyatlarındaki artışın lirada dolardakinden daha fazla olmasının durumu daha da olumsuzlaştırdığı vurgulandı. Brent Petrol Yemen’deki hava harekatı ve Husi ayaklanmasının yarattığı jeopolitik riskle dört buçuk ayın en yüksek seviyesine gelerek 65.44 dolardan işlem görürken WTI 57.26 dolara yükseldi.

EURO 3.10'U GÖRÜRSE...

SEB analisti Per Hammarlund, “Lira euro karşısında kayda değer şekilde değer kaybetmezse Türkiye Merkez Bankası lirayı koruyamayacak” diye uyarı yaptı. Öte yandan ocak sonundan bu yana da liranın euro karşısında yüzde 9 değer kaybederek 2.95 seviyesine kadar gerilediğini belirtti. Hammarlund euro/ TL kurunun 3.10 noktasına geldiğinde Türkiye Merkez Bankası’nın şahinleşerek faiz artıracağını öngörüyor. (Dünya)

Ekonomik Takvim

Altın fiyatları bildiğiniz gibi sürekli olarak değişiklik göstermektedir. Türkiye altın fiyatları, aslında dünya genelindeki bazı parametrelere bağlıdır. Yani sadece Türkiye'ye bağlı herhangi bir piyasa altın fiyatlarını belirlememektedir. Bildiğimiz gibi dünya genelindeki borsaların açılış kapanış saatleri aynı anda olmamaktadır. Dünyanın herhangi bir yerindeki altın borsasında işlemler sonlanırken, bir diğerinde henüz yeni başlamaktadır.

Altın, yatırım araçları arasında uzun vadede kazanç sağlayan güvenilir bir maden olduğundan ve dilediğiniz anda alıcı bulabileceğinizden dolayı, çok fazla tercih edilmektedir. Altın fiyatlarını aslında dünya genelindeki ekonomiler aynı anda belirler. Borsanın en güçlü ülkesi ABD'dir. Bu nedenle de altın fiyatlarında daha çok ABD etkili olmaktadır. Geçtiğimiz dönemlerde altın fiyatlarını, ABD'de yaşanan krizler sıkça etkilemiştir. Bu nedenle altın fiyatlarının ABD'nin çeşitli kurumlarının davranışları doğrultusunda etkilendiğini söyleyebiliriz.

Bir başka açıdan baktığımızda altın, sadece kıymetli bir maden olarak yer almamaktadır. Altın aynı zamanda bir mücevher hammaddesidir. Özellikle bazı ülkelerde, mücevhere önemli ölçüde talep vardır. Türkiye de mücevher talebi fazla olan ülkeler arasında yer alıyor. Mücevher piyasasındaki bu talepler de altın fiyatlarına etki eden bir diğer unsurdur.

Altının aynı zamanda bir maden olduğunu hesaba katarsak, endüstriyel alanda da altına ihtiyaç olduğunu görürüz. Endüstriyel ihtiyaçlar, altın fiyatlarını ufak bir oranda da olsa etkilemektedir.

Altın fiyatlarını takip etmek ve en uygun zamanda altın alımı yapmak, tabii ki yatırımcılar için en doğru seçenek olacaktır. Siz de altın fiyatlarını takip ederek yatırımınız için uygun zamanı bekleyebilirsiniz.