Sayfa Yenileme: Otomatik güncelleştirme aktifAktif

MENÜ
20:16
17 Ağustos, Perşembe

DUYURU :

Hoşgeldiniz; siteye üye olarak diğer kullanıcılar ile mesajlaşabilirsiniz.

Libyadan Türk şirketlerine müjde

Libyadan Türk şirketlerine müjde

Libya Genel Ulusal Kongre Başkanı ve Devlet Başkanı Muhammed Yusuf Magaryaf, Libya'da zarar gören hiçbir şirketin hakkını çiğnemeyeceklerini belirterek, "Kim ne kadar zarar gördüyse onların zararını tazmin edeceğiz." dedi.

Libya Genel Ulusal Kongre Başkanı ve Devlet Başkanı Muhammed Yusuf Magaryaf ve beraberindeki heyet, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türk-Libya İş Konseyi ev sahipliğinde Çırağan Sarayı'nda düzenlenen Türkiye-Libya çalışma yemeğinde, Türk iş adamlarıyla buluştu.

Yemekte konuşan Devlet Başkanı Magaryaf, Libya ve Türkiye arasındaki sıcak ilişkinin köklerinin çok derinlere dayandığını, özellikle Libya'da son dönemde yaşananlarla birlikte ilişkilerin daha da güçlendiğini ifade etti.

Türk hükümetine Libya devriminin başarıya ulaşmasındaki katkılarından dolayı teşekkür eden Magaryaf, Türkiye'nin devlet ve halk olarak bu mücadelede kendilerine çok fazla destek sağladığını söyledi.

Magaryaf, Türkiye'nin sadece kendi ülkelerine değil, Arap Baharının yaşandığı bütün ülkelere destek olduğunu vurguladı.

Türk şirketleriyle ilgili Libya'da istenmeyen olaylar yaşandığını dile getiren Magaryaf, "İnşallah bundan sonraki süreçte ticari ilişkiler eskisinden daha iyi hale gelecektir. Devrim sürecinde Libya'da zarar gören Türk şirketleri oldu. Hangi şirketin ne kadar zarar gördüğünün tesbiti için yürüttüğümüz çalışmalar devam ediyor. Hiç bir şirketin hakkını çiğnemeyeceğiz. Kim ne kadar zarar gördüyse onların zararını tazmin edeceğiz. Libya 42 yıldır bir delinin keyfine göre yönetiliyordu. Bundan dolayı adaletli bir dağılım olmuyordu. Bundan sonra Türk şirketleri daha adil şekilde Libya'da iş yapabilecekler" diye konuştu.

"Libya yeni baştan imar edilecek, Türk şirketlerine ihtiyacımız olacak"

Magaryaf, hem ekonomik hem idari kurumlarını yeniden inşa etme sürecinde olduklarına işaret ederek, "Bu inşa süresinde Türkiye'nin ekonomik, siyasi ve demokratik tecrübesinden yararlanmak istiyoruz" dedi.

Bu süreçte Libya halkının da çok büyük bedeller ödediğini anlatan Magaryaf, şunları kaydetti:

"Libya'da Türk şirketleri zarar gördüğü kadar, bu süreçten Libya halkı da zarar gördü. Çünkü Türk şirketlerinin hizmetlerinden mahrum kaldılar. Karşılıklı bir zarar söz konusu. Bu konuyu Libya devleti insaflı ve adaletli bir şekilde ele alacak. Şüphesiz ki şu ana kadar Libya'nın tamamında güvenlik sağlanabilmiş değil, bir takım zorluklar yaşıyoruz.

Bu güvenlik sorunu da yatırımcıları tereddüt içinde davranmaya zorunlu bırakıyor. Ama ticaret biraz da cesaret işidir. Özellikle Türk yatırımcılar daha da cesur olmalı, çünkü Libya halkı Türk yatırımcılara diğer yatırımcılardan daha fazla sevgi ve sempati besliyor."

Libya Başbakan İkinci Yardımcısı Avad El Barasi de, bazı Türk şirketlerinin yeni rejim göreve geldikten sonra faaliyetlerine yeniden başlamasının mutluluk verici olduğunu dile getirdi.

Libya İskan ve Altyapı Bakanı Ali Hüseyin El Şerif ise, bundan sonraki dönemin Libya'nın yeni baştan imar dönemi olacağının altını çizerek, bu imar döneminde de Türk şirketlerine çok daha fazla ihtiyaçları olduğunu vurguladı.

"Şirketlerimizin hak edişlerinin ödenmesini, zararlarının tazminini arzuluyoruz"

TOBB Başkan Yardımcısı Halim Mete, Libya Devlet Başkanı'nın Türkiye'ye yaptığı ziyaretin, iki ülke arasındaki güçlü kardeşlik ilişkisini güçlendireceğini belirterek, 2011 yılında başlatılan özgürlük, demokrasi ve adalet mücadelesiyle Libya'da yeni bir dönemin başladığını anlattı.

Libya'nın ekonomik ve sosyal alanda yapılanma için attığı cesur ve kapsamlı adımları yakından takip ettiklerini ve desteklediklerini kaydeden Mete, "İç sorunlarını çözmüş, meşru yönetimler tesis etmiş, ekonomisini çeşitlendirmiş, halkının yaşam kalitesini yükselterek, bölgesel düzende hak ettiği yeri almış bir Libya, Türk özel sektörünün ortak arzusudur. Azami işbirliği ve entegrasyon prensibiyle, Libya halkı ile tüm alanlarda ve tüm seviyelerde işbirliği tesis etmek istiyoruz" şeklinde konuştu.

Türkiye'nin, köklü dönüşüm sürecine giren Libya'ya aktarabileceği ciddi bir birikim olduğunu belirten Mete, "Birinci hedef, Libya'da girişimci bir orta sınıfın yeşermesine imkan sağlamak olmalı" dedi.

Ekonominin yeniden yapılanması için alt ve üst yapının yenilenmesi projelerinde Libya'nın yanında yer alacaklarını vurgulayan Mete, Libya'da iş hayatını düzenleyen mevzuatın yerleşmesi ve yatırım ortamının iyileştirilmesiyle, öncelikle müteahhitler olmak üzere Türk iş adamlarının Libya'ya dönüşlerinin hızlanacağına dikkati çekti.

Dünyanın ikinci büyük müteahhitlik gücü olarak, Türk müteahhitlik şirketlerinin Libya'nın gereksinimi olan projeleri inşa etmeye ve işletmeye hazır olduklarını dile getiren Mete, yeni dönemde ilk olarak şirketlerin Libya'daki hak edişlerini ödenmesini ve zararlarının tazminini arzuladıklarını ifade etti.

Mete, "Temennimiz, Libya makamlarının, devam eden ve iptal edilen projeleri bir an önce netleştirmesi ve diğer şirketlerimizle protokollerin imzalanmaya başlamasıdır" talebini de dile getirdi.

"Müteahhitlerimiz işlerine devam edecek, alacaklarını tahsil edip gitmeyecek"

Türk-Libya İş Konseyi Başkanı Ersin Takla ise, 40 yıl önce imzalanan Tripoli Liman ihalesinin, Türk-Libya ekonomik ilişkilerinin başlamasına neden olduğunu hatırlatarak, "Zaman içinde müteahhitlik sektörü, 2011 yılına gelindiğinde, yaklaşık 17 milyar dolar tutarlı 264 projeyi, son 5 yılda olmak üzere toplam 529 projeyi 26,5 milyar dolar bedelle üstlendi" dedi.

Türk iş dünyasının, özellikle de müteahhitlerinin, Libya'daki işlerine devam edip bitirme arzusunda olduklarına işaret eden Takla, "Asla alacaklarını tahsil edip işlerini terk edecekleri gibi bir endişeye mahal yok. Camianın beyanına göre, ödeme aşamasına gelmiş yaklaşık 400 milyon dolarlık iş bedellerine ilaveten, onaylarının tamamlanması beklenen 600 milyon dolarlık iş bedelleri mevcut. Bunun yanı sıra henüz istihkak haline koyulmamış, yapılmış iş değerlerinin de ilave 2,5 milyar dolar civarında olabileceği belirtilmiştir" bilgisini verdi.

Takla, yerinde yapılacak tespitlerden sonra, uğranılan zarar ziyan envanterinin 1 milyar doların altında kalabileceğini tahmin ettiklerini söyleyerek, çok büyük meblağ tutmayan bu zararların tazmininin, iyi niyetle ve dostane şekilde kısa sürede çözüme bağlanmasının en hayırlı ve süratli sonucu doğuracağının açık olduğunu belirtti.

Takla, "Zararların telafisi konusunda kurulduğu belirtilen komitenin çalışmaya başlaması, sürece büyük ivme kazandıracak. Bu komitede Türk tarafının da bulunmasının son derece pozitif algı yaratacağına şüphe yoktur" diye konuştu.

Libya'lı yetkililerle çok sayıda Türk ve Libyalı iş adamının da katıldığı yemek sonunda, Halim Mete ve Ersin Takla, Libya Devlet Başkanı Magaryaf'a hediye de takdim etti.

Altın fiyatları bildiğiniz gibi sürekli olarak değişiklik göstermektedir. Türkiye altın fiyatları, aslında dünya genelindeki bazı parametrelere bağlıdır. Yani sadece Türkiye'ye bağlı herhangi bir piyasa altın fiyatlarını belirlememektedir. Bildiğimiz gibi dünya genelindeki borsaların açılış kapanış saatleri aynı anda olmamaktadır. Dünyanın herhangi bir yerindeki altın borsasında işlemler sonlanırken, bir diğerinde henüz yeni başlamaktadır.

Altın, yatırım araçları arasında uzun vadede kazanç sağlayan güvenilir bir maden olduğundan ve dilediğiniz anda alıcı bulabileceğinizden dolayı, çok fazla tercih edilmektedir. Altın fiyatlarını aslında dünya genelindeki ekonomiler aynı anda belirler. Borsanın en güçlü ülkesi ABD'dir. Bu nedenle de altın fiyatlarında daha çok ABD etkili olmaktadır. Geçtiğimiz dönemlerde altın fiyatlarını, ABD'de yaşanan krizler sıkça etkilemiştir. Bu nedenle altın fiyatlarının ABD'nin çeşitli kurumlarının davranışları doğrultusunda etkilendiğini söyleyebiliriz.

Bir başka açıdan baktığımızda altın, sadece kıymetli bir maden olarak yer almamaktadır. Altın aynı zamanda bir mücevher hammaddesidir. Özellikle bazı ülkelerde, mücevhere önemli ölçüde talep vardır. Türkiye de mücevher talebi fazla olan ülkeler arasında yer alıyor. Mücevher piyasasındaki bu talepler de altın fiyatlarına etki eden bir diğer unsurdur.

Altının aynı zamanda bir maden olduğunu hesaba katarsak, endüstriyel alanda da altına ihtiyaç olduğunu görürüz. Endüstriyel ihtiyaçlar, altın fiyatlarını ufak bir oranda da olsa etkilemektedir.

Altın fiyatlarını takip etmek ve en uygun zamanda altın alımı yapmak, tabii ki yatırımcılar için en doğru seçenek olacaktır. Siz de altın fiyatlarını takip ederek yatırımınız için uygun zamanı bekleyebilirsiniz.

İLETİŞİM