Sayfa Yenileme: Otomatik güncelleştirme aktifAktif

MENÜ
14:30
24 Ekim, Salı

DUYURU :

Hoşgeldiniz; siteye üye olarak diğer kullanıcılar ile mesajlaşabilirsiniz.

İşsizlik yeniden tek hane

İşsizlik yeniden tek hane

ürkiye'de 2012 yılı Mart döneminde işsizlik oranı, geçen yılın aynı dönemine göre 0,9 puan azalarak yüzde 9,9 oldu.

İşsizlik oranı geçen yıl sonundan sonra ilk kez yeniden tek haneye geriledi.

Mart 2012'de kentsel alanlarda işsizlik oranı 2011 yılının aynı dönemine göre 1 puan azalarak yüzde 11,6 oldu, kırsal yerlerde ise 0,7 puan geriledi ve yüzde 6,4 olarak belirlendi.

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) Hanehalkı İşgücü Araştırması, "2012 Mart Dönemi Sonuçları"na göre, 2011 Mart döneminde 2 milyon 816 bin kişi olan işsiz sayısı, 2012'nin aynı döneminde 2 milyon 615 bin kişiye geriledi.

İstihdam ise 23 milyon 286 bin kişiden, 23 milyon 817 bin kişiye çıktı.

Kurumsal olmayan nüfus geçen yılın aynı dönemine göre 1 milyon 312 bin kişilik artışla 73 milyon 326 bin kişiye, kurumsal olmayan çalışma çağındaki nüfus (15 yaş ve daha yukarı yaştaki nüfus) ise 1 milyon 196 bin kişi artarak, 54 milyon 438 bin kişiye ulaştı.

Erkeklerin işgücüne katılımı azaldı

2012 yılı Mart döneminde, Türkiye genelinde işgücüne katılma oranı, geçen yılın aynı dönemine göre 0,4 puanlık azalışla yüzde 48,6 olarak gerçekleşti.

Aynı dönemler için yapılan kıyaslamalara göre, erkeklerde işgücüne katılma oranı 1,2 puanlık azalışla yüzde 69,8 oldu. İşgücüne katılma oranı kadınlarda ise herhangi bir değişim göstermedi ve yüzde 27,9 olarak belirlendi.

İşgücünün eğitim ve yaş dağılımlarına bakıldığında, toplam işgücünün yüzde 15,6'sını 15-24 yaş grubundakiler oluşturdu. Lise altı eğitimlilerde işgücüne katılma oranı; erkekler için yüzde 67,5, kadınlar için yüzde 23,8 olarak hesaplandı. Yükseköğretim mezunu erkeklerde yüzde 85 olan işgücüne katılma oranı, kadınlarda yüzde 70,1 düzeyinde gerçekleşti.

Tarım dışı istihdam 704 bin kişi arttı

2012 Mart döneminde istihdam edilenlerin sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre 531 bin kişi artarak, 23 milyon 817 bin kişiye yükseldi. Bu dönemde, tarım sektöründe çalışan sayısı 173 bin kişi azalırken, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı 704 bin kişi arttı.

Söz konusu dönemde istihdam edilenlerin yüzde 23,6'sı tarım, yüzde 19,8'i sanayi, yüzde 5,9'u inşaat, yüzde 50,7'si ise hizmet sektöründe yer aldı.

Önceki yılın aynı dönemi ile karşılaştırıldığında hizmetler sektörünün istihdam edilenler içindeki payının 2,3 puan arttığı, buna karşılık tarım sektörünün payının 1,2 puan, sanayi sektörünün payının 0,8 puan, inşaat sektörünün payının ise 0,3 puan azaldığı görüldü.

2012 yılının Mart döneminde istihdam edilenlerin yüzde 71,1'ini erkek nüfus oluşturdu.

İstihdam edilenlerin yüzde 57,3'ü lise altı eğitimlilerden, yüzde 62,8'i ücretli, maaşlı veya yevmiyeli, yüzde 24,8'i kendi hesabına veya işveren, yüzde 12,4'ü ise ücretsiz aile işçilerinden oluştu.

İstihdam edilenlerin yüzde 57,2'sinin 10 kişiden az çalışanı olan işyerlerinde çalıştığı, yüzde 2,8'inin ek bir işinin bulunduğu, yüzde 2,3'ünün mevcut işini değiştirmek için veya mevcut işine ek olarak bir iş aradığı tespit edildi. Ücretli olarak çalışanların yüzde 90,6'sı sürekli bir işte çalışıyor.

Kayıtdışı istihdam yüzde 37,5

Yaptığı işten ötürü herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna kayıtlı olmadan çalışanların oranı, önceki yılın aynı dönemine göre 3,8 puanlık azalışla yüzde 37,5 olarak gerçekleşti.

Bu dönemde, geçen yılın aynı dönemine göre tarım sektöründe sosyal güvenlikten yoksun çalışanların oranı yüzde 82,6'dan yüzde 81,8'e, tarım dışı sektörlerde yüzde 27,7'den yüzde 23,9'a düştü.

İşsizlerin yüzde 91,1'i daha önce bir işte çalışmış

Bu dönemde, işsizlerin yüzde 31,1'inin eş-dost vasıtasıyla iş aradığı, işsizlerin yüzde 91,1'inin de (2 milyon 383 bin kişi) daha önce bir işte çalıştığı tespit edildi.

Daha önce bir işte çalışan işsizlerin yüzde 48,1'i hizmetler, yüzde 20'si sanayi, yüzde 19,9'u inşaat, yüzde 8,2'si tarım sektöründe çalışırken, yüzde 3,8'inin ise 8 yıldan önce işinden ayrıldığı belirlendi.

İşsizlerin yüzde 32,9'unu çalıştığı iş geçici olup işi sona erenler, yüzde 13,4'ünü işten çıkarılanlar, yüzde 18,3'ünü kendi isteğiyle işten ayrılanlar, yüzde 6,5'ini işyerini kapatan/iflas edenler, yüzde 9,5'ini ev işleriyle meşgul olanlar, yüzde 8,5'ini öğrenimine devam eden veya yeni mezun olanlar, yüzde 11'ini ise diğer nedenler oluşturdu.

Mart 2012 döneminde işgücü dışında olup daha önce bir işte çalışanların yüzde 17,7'sinin tarım, yüzde 10,2'sinin sanayi, yüzde 3,7'sinin inşaat, yüzde 19,9'unun hizmetler sektöründe çalıştığı, yüzde 48,6'sının ise 8 yıldan önce işinden ayrıldığı belirlendi.

285 bin kişi işten ayrıldı

Mart 2012 döneminde 1 milyon 777 bin kişi yeni işe başladı veya iş değiştirdi. Bunların toplam istihdam içindeki oranı yüzde 7,5 oldu. İşe yeni başlayan veya iş değiştirenlerin yüzde 30,7'si 25-34 yaş grubunda yer aldı.

Bu dönemde işe başlayan veya iş değiştirenlerin yüzde 20,4'ü sanayi, yüzde 37,5'i hizmetler, yüzde 23,1'i inşaat sektöründe, yüzde 19'u ise tarım sektöründe işe başladı.

Mevcut işsizlerin yüzde 10,9'unu (285 bin kişi) bu dönemde işten ayrılanlar oluşturdu.

Mevsim etkilerinden arındırılmış göstergeler

Mart döneminde mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam edilenlerin sayısında bir önceki döneme göre 66 bin kişilik, işsiz sayısında ise bin kişilik artış gözlendi.

Mevsim etkilerinden arındırılmış işgücüne katılma oranı bir önceki döneme göre değişim göstermedi yüzde 49,4 oldu. İstihdam oranı 0,1 puanlık artışla yüzde 45 olarak belirlenirken, işsizlik oranı da değişmedi ve yüzde 9,1 seviyesinde gerçekleşti.

İşgücü anketleri nasıl açıklanıyor?

2005 yılından itibaren hanehalkı işgücü anketinin tahminleri, hareketli üçer aylık dönem ortalamaları esas alınmak kaydıyla aylık olarak yayınlanıyor. Bu seride ilgili üç aylık dönemin ağırlıkları, dönem ortası aya ilişkin nüfus projeksiyonları esas alınarak hesaplanırken, ifade kolaylığı açısından tahminler de dönem ortası ay adıyla ifade ediliyor.

2010 yılından itibaren temel işgücü göstergeleri, mevsim etkilerinden arındırılarak da yayımlanıyor.

TABLO

TÜİK verilerine göre, 2005-2012 döneminde aylar itibariyle işsizlik oranları şöyle:

AYLAR 2005 2006 2007 2008 2009 2010 2011 2012
----- ------ ------ ------ ------ ------ ------ ------ ------
Ocak 11,8 12,1 11,3 11,6 15,5 14,5 11,9 10,2
Şubat 11,9 12,2 11,7 11,9 16,1 14,4 11,5 10,4
Mart 11,2 11,3 10,7 11,0 15,8 13,7 10,8 9,9
Nisan 10,4 10,3 10,1 9,9 14,9 12,0 9,9
Mayıs 9,6 9,2 9,2 9,2 13,6 11,0 9,4
Haziran 9,6 9,2 9,2 9,4 13,0 10,5 9,2
Temmuz 9,6 9,3 9,3 9,9 12,8 10,6 9,1
Ağustos 9,9 9,6 9,7 10,2 13,4 11,4 9,2
Eylül 10,1 9,5 9,9 10,7 13,4 11,3 8,8
Ekim 10,4 9,6 10,2 11,2 13,0 11,2 9,1
Kasım 11,0 10,0 10,5 12,6 13,1 11,0 9,1
Aralık 11,5 10,9 10,9 14,0 13,5 11,4 9,8
YILLIK 10,6 10,2 10,3 11,0 14,0 11,9 9,8

Altın fiyatları bildiğiniz gibi sürekli olarak değişiklik göstermektedir. Türkiye altın fiyatları, aslında dünya genelindeki bazı parametrelere bağlıdır. Yani sadece Türkiye'ye bağlı herhangi bir piyasa altın fiyatlarını belirlememektedir. Bildiğimiz gibi dünya genelindeki borsaların açılış kapanış saatleri aynı anda olmamaktadır. Dünyanın herhangi bir yerindeki altın borsasında işlemler sonlanırken, bir diğerinde henüz yeni başlamaktadır.

Altın, yatırım araçları arasında uzun vadede kazanç sağlayan güvenilir bir maden olduğundan ve dilediğiniz anda alıcı bulabileceğinizden dolayı, çok fazla tercih edilmektedir. Altın fiyatlarını aslında dünya genelindeki ekonomiler aynı anda belirler. Borsanın en güçlü ülkesi ABD'dir. Bu nedenle de altın fiyatlarında daha çok ABD etkili olmaktadır. Geçtiğimiz dönemlerde altın fiyatlarını, ABD'de yaşanan krizler sıkça etkilemiştir. Bu nedenle altın fiyatlarının ABD'nin çeşitli kurumlarının davranışları doğrultusunda etkilendiğini söyleyebiliriz.

Bir başka açıdan baktığımızda altın, sadece kıymetli bir maden olarak yer almamaktadır. Altın aynı zamanda bir mücevher hammaddesidir. Özellikle bazı ülkelerde, mücevhere önemli ölçüde talep vardır. Türkiye de mücevher talebi fazla olan ülkeler arasında yer alıyor. Mücevher piyasasındaki bu talepler de altın fiyatlarına etki eden bir diğer unsurdur.

Altının aynı zamanda bir maden olduğunu hesaba katarsak, endüstriyel alanda da altına ihtiyaç olduğunu görürüz. Endüstriyel ihtiyaçlar, altın fiyatlarını ufak bir oranda da olsa etkilemektedir.

Altın fiyatlarını takip etmek ve en uygun zamanda altın alımı yapmak, tabii ki yatırımcılar için en doğru seçenek olacaktır. Siz de altın fiyatlarını takip ederek yatırımınız için uygun zamanı bekleyebilirsiniz.

İLETİŞİM