MENÜ

DUYURU :

Bildirimlere izin vererek gelişmelerden anında haberdar olabilirsiniz.

Herkes neden TCMBden faiz indirimi bekliyor?

Çarşamba günü açıklanan Haziran ayı TÜFE rakamlarıyla birlikte Merkez Bankası'ndan gelebilecek faiz indirimi beklentileri iyice güçlendi. Faiz beklentilerinin temelinde ne bulunuyor?

Tüketici fiyatlarındaki artışta geçtiğimiz aylarda görülen sert yavaşlama Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'ndan (TCMB) gelebilecek faiz hamlesine ilişkin beklentileri artırdı. TÜİK tarafından Çarşamba günü açıklanan Haziran ayı rakamları enflasyondaki düşüşün güçlendiğini gösterdi.

Gıda ve enerji maliyetlerindeki sınırlı artış ve güçlü baz etkisi, yüksek faiz ve zayıf talebin ekonomiyi yavaşlatmasının da etkisiyle yıllık enflasyonda üç ay önce başlayan düşüş serisini hızlandırdı. Tüketici fiyatları Haziran'da yıllık yüzde 15.7, aylık yüzde 0.03 ile beklentiye paralel artış kaydetti. Üretici fiyatlarındaki artış da yıllık yüzde 28.71'den yüzde 25.04'e, aylık yüzde 2.67'den yüzde 0.09'a geriledi.

Merkez Bankası'nın Haziran ayı Beklenti Anketi'ne göre piyasa beklentisi politika faizinin üç ay sonra yüzde 22.57, yıl sonunda ise yüzde 19.17 seviyesine gerileyeceği yönünde.

Türkiye'nin 2 yıl vadeli hazine tahvillerinin faizi günlük kapanış fiyatlarına göre Mayıs ayında görülen yüzde 26 seviyelerinden yüzde 20'nin altına geriledi.

İleriye dönük swap fiyatlamalarında, işlemciler yıl sonuna kadar 350 baz puan faiz indirimi fiyatlamış durumdalar.

Türk varlıklarındaki görece istikrar faiz indirimi beklentilerini güçlendirdi

Faiz indirimi beklentilerine katkı sağlayan diğer bir etken Türk varlıklarında göreceli olarak artan istikrar. Mayıs ayında 6.20'li seviyeleri gören Dolar/TL  kuru sonrasında kademeli olarak düşerek Perşembe günü itibariyle 5.60 seviyesinin altına geriledi. Türk Lirası'nın yıl başından bu yana carry trade getirisi, Bloomberg tarafından takip edilen 24 gelişen piyasa parası arasında dördüncü oldu.

TL volatilitesi geriledi, CDS düştü

Dolar/TL opsiyonlarına göre liranın bir aylık ima edilen volatilitesi yüzde 15'lere kadar düştü. Türkiye'nin risk primi de beklenen volatiliteye paralel olarak geriliyor. Mayıs sonu 520 baz puana kadar tırmanan 5 yıllık Kredi Temerrüt Takası (CDS) primi, yaklaşık 370 bp'a kadar geriledi. Türkiye'nin risk göstergesi Eylül 2018'de 574 bp'a yükselmişti. 2 yıl vadeli hazine tahvillerinin faizi de yüzde 20 seviyesinin altında.

Faiz indirimi beklentileri açısından TL'nin reel faizi de dikkat çekiyor. 2 yıl vadeli hazine tahvillerinin faizi ve 12 aylık enflasyon beklentilerine göre yapılan hesaplamaya göre Türkiye, benzerlerinin üzerinde reel faiz ödüyor. Grafikte Türkiye ile kıyaslanabilir gelişen piyasalar yer alıyor.

TL varlıkları “G – 20” ile rüzgarı arkasına aldı

Japonya'da gerçekleştirilen G – 20 zirvesindeki olumlu haber akışı Türk varlıklarını destekledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşme sonrası S400 açıklaması olumlu havaya katkıda bulundu. Erdoğan, S400 konusunda yaptırım beklemediğini söyledi. Ayrıca İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin geride kalmasıyla birlikte siyasi belirsizlik de önemli ölçüde azaldı.

Güvercin Fed ile gelişenlerde görünüm iyimser

Aralarında Türkiye'nin de bulunduğu gelişen piyasalara yönelik artan iyimserlikle birlikte parasal genişleme beklentilerinde, Fed ve Avrupa Merkez Bankası (AMB) gibi önemli merkez bankalarının güvercin dönüşü de etkili oldu.

Fed, 19 Haziran Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) karar metninden para politikasında “sabırlı duruş” ifadesini çıkararak 10 yıldan beri ilk kez faiz indirimi sinyali verdi. AMB tarafında ise Başkan Mario Draghi, görevini devretmeye az bir süre kala Avrupa Birliği (AB) zirvesindeki konuşmasında Euro Bölgesi'nde ek parasal teşvik gerekebileceğini söyledi.

ABD ile Çin arasında ticaret anlaşmazlığının da desteklediği küresel çaptaki ekonomik yavaşlama endişeleriyle birlikte tahvil faizleri aşağı geliyor. ABD 10 yıllıklarının faizi yüzde 2'nin altına gerilerken, Euro Bölgesi ülke tahvilleri de yeniden negatif faiz bölgesine geçmeye başladı. Küresel tahvil faizlerindeki düşüş grafikte görülebilir.

“TCMB indirimlere Temmuz'da başlayabilir”

Standard Chartered ve JPMorgan gibi yabancı kurumlar da Merkez Bankası'nın faiz indirimlerine Temmuz'da başlayabileceğini işaret etti. StanChart ekonomisti Carla Slim Haziran enflasyonunun Merkez'in genişleme döngüsüne başlaması için zemin hazırladığını belirtiyor. TCMB'nin temkinli hareket ettiğini söyleyen Slim, bu ay 100 bp olmak üzere bu yıl toplam 200 bp faiz indirimine gidilebileceğini düşünüyor.

Para Politikası Kurulu'nun (PPK) bu yılki toplantıları 25 Temmuz, 12 Eylül, 24 Ekim ve 12 Aralık tarihlerinde gerçekleştirilecek.

TCMB en son Eylül 2018'de politika faizini yüzde 17.75'ten 625 baz puan artışla yüzde 24 seviyesine çekmişti. Dolar/TL kurunun geçen yılın Ağustos'unda 7.2362 ile zirve görmesinin ardından tüketici enflasyonu Ekim 2018'de yüzde 25.24 ile 16 yılın yükseğine tırmandı. Sonrasında ise Merkez Bankası'ndan -piyasalar tarafından olumlu karşılanan- güçlü parasal sıkılaştırma adımı gelmişti.

Editör: F. Uğur Taçkınlar

Ekonomik Takvim

Altın fiyatları bildiğiniz gibi sürekli olarak değişiklik göstermektedir. Türkiye altın fiyatları, aslında dünya genelindeki bazı parametrelere bağlıdır. Yani sadece Türkiye'ye bağlı herhangi bir piyasa altın fiyatlarını belirlememektedir. Bildiğimiz gibi dünya genelindeki borsaların açılış kapanış saatleri aynı anda olmamaktadır. Dünyanın herhangi bir yerindeki altın borsasında işlemler sonlanırken, bir diğerinde henüz yeni başlamaktadır.

Altın, yatırım araçları arasında uzun vadede kazanç sağlayan güvenilir bir maden olduğundan ve dilediğiniz anda alıcı bulabileceğinizden dolayı, çok fazla tercih edilmektedir. Altın fiyatlarını aslında dünya genelindeki ekonomiler aynı anda belirler. Borsanın en güçlü ülkesi ABD'dir. Bu nedenle de altın fiyatlarında daha çok ABD etkili olmaktadır. Geçtiğimiz dönemlerde altın fiyatlarını, ABD'de yaşanan krizler sıkça etkilemiştir. Bu nedenle altın fiyatlarının ABD'nin çeşitli kurumlarının davranışları doğrultusunda etkilendiğini söyleyebiliriz.

Bir başka açıdan baktığımızda altın, sadece kıymetli bir maden olarak yer almamaktadır. Altın aynı zamanda bir mücevher hammaddesidir. Özellikle bazı ülkelerde, mücevhere önemli ölçüde talep vardır. Türkiye de mücevher talebi fazla olan ülkeler arasında yer alıyor. Mücevher piyasasındaki bu talepler de altın fiyatlarına etki eden bir diğer unsurdur.

Altının aynı zamanda bir maden olduğunu hesaba katarsak, endüstriyel alanda da altına ihtiyaç olduğunu görürüz. Endüstriyel ihtiyaçlar, altın fiyatlarını ufak bir oranda da olsa etkilemektedir.

Altın fiyatlarını takip etmek ve en uygun zamanda altın alımı yapmak, tabii ki yatırımcılar için en doğru seçenek olacaktır. Siz de altın fiyatlarını takip ederek yatırımınız için uygun zamanı bekleyebilirsiniz.