Sayfa Yenileme: Otomatik güncelleştirme aktifAktif

MENÜ
03:05
24 Haziran, Cumartesi

DUYURU :

Hoşgeldiniz; siteye üye olarak diğer kullanıcılar ile mesajlaşabilirsiniz.

Sitemizi yer imlerinize (sık kullanılanlar-favoriler) eklerseniz seviniriz :)
Aşağıdaki menüden banka seçimi ve döviz tercihi yapabilirsiniz
550 bin işçinin zammı tehlikede

550 bin işçinin zammı tehlikede

Memurlardan sonra sendikalı işçilerin zammında da sorun çıktı. Toplu İş İlişkileri Yasa Tasarısı Meclis'ten geçmediği için sendikalar zam pazarlığına oturamıyor.

Milliyet'in haberine göre, işçinin 2012 zammı işverenin insafına kaldı.

Toplu iş sözleşmesi imzalama hakkı olan sendika üyesi 550 bin kamu ve özel sektör işçisinin 2012 zammı tehlikeye girdi.

Meclis Toplu İş İlişkileri Yasa Tasarısı'nı çıkarmadan tatile girerse bu işçiler zam alamayacak.

İkramiye var, zam yok

Sendikaların üye sayısı ve yetkililik durumlarını netleştirecek yasa tasarısındaki belirsizlik hem sendikalar hem sendikalı işçiler için kabusa dönüştü.

Ortada yeni yasa olmadığı için toplu iş sözleşme süresi sona eren sendikalar Çalışma Bakanlığı'ndan yetki alıp yeni toplu sözleşme yapmak üzere pazarlık masasına oturamıyor.

Bu durumda eski sözleşmenin ikramiye ve izin gibi hakları hukuken aynen devam ediyor. Ancak 2 yıllık enflasyon karşısında eriyen maaşlara yeni dönem zammı yapılamıyor.

Patronun insafına kaldılar

550 bin sendikalı işçinin yaklaşık 200 bini kamu 350 bini ise özel sektörde çalışıyor. Kamu yöneticileri, zammı hukuk karşısında güvenceye alacak yeni toplu iş sözleşmesi olmadığı için işçilere zam yapamıyor.

Özel sektörde çalışan sendikalı işçiler ise patronların insafına kaldı. Bugün itibariyle yasal boşluğa takılıp zam alamayan işçi sayısı 180 bine ulaştı. Bu işçi sayısı eylülde 300 bine, kasımda 550 bine ulaşacak.

Ayrıca yetki boşluğu yüzünden kamuda eğitim işkolundaki 17 bin işçi iki yıldır zam alamadan 800 lira maaşla çalışıyor.

Boşluğun acı sonucu

Bakanlığın sendikalara yetki belgesi verememesinin birçok işyerinde işten atılmaları da beraberinde getirdiği ifade edildi.

Öz Büro İş Başkanı Muharrem Özkaya, sendikaların yeni işyerlerinde örgütlenip işçileri üye yaptığını, ancak yetki alınamadığı için işçilerin boşluğa düştüğünü, fırsatı değerlendiren kötü niyetli bazı işverenlerin de işçileri işten attığını söyledi.

Özkaya, ayrıca sözleşmesi sona eren işyerlerindeki sendika temsilcilerinin hukuken yetkisiz, işçilerin de örgütsüz kaldığını ifade etti.

Başbakan Erdoğan devreye girecek

Edinilen bilgilere göre, sendikalar arasında anlaşmazlığa neden olan ve tasarıyı geciktiren işyeri barajı konusunda son görüşmelerden de sonuç alınamadı.

Halen yüzde 10 olan barajın tasarıda yüzde 3'e düşürülmesi düşünülüyordu. Son görüşmelerde barajın yüzde1'e indirilmesi, 5 yılın sonunda ise yüzde 3'e çıkarılması formülü geliştirildi. Bu formüle Türk-İş ve TİSK sıcak bakarken, Hak-İş ve DİSK karşı çıktı.

Son Bakanlar Kurulu toplantısında Çalışma Bakanı Faruk Çelik'in Başbakan Erdoğan'a durumu özetleyen bir rapor sunduğu, Erdoğan'ın ise "Sosyal taraflarla bir de ben görüşeyim" dediği öğrenildi.

Altın fiyatları bildiğiniz gibi sürekli olarak değişiklik göstermektedir. Türkiye altın fiyatları, aslında dünya genelindeki bazı parametrelere bağlıdır. Yani sadece Türkiye'ye bağlı herhangi bir piyasa altın fiyatlarını belirlememektedir. Bildiğimiz gibi dünya genelindeki borsaların açılış kapanış saatleri aynı anda olmamaktadır. Dünyanın herhangi bir yerindeki altın borsasında işlemler sonlanırken, bir diğerinde henüz yeni başlamaktadır.

Altın, yatırım araçları arasında uzun vadede kazanç sağlayan güvenilir bir maden olduğundan ve dilediğiniz anda alıcı bulabileceğinizden dolayı, çok fazla tercih edilmektedir. Altın fiyatlarını aslında dünya genelindeki ekonomiler aynı anda belirler. Borsanın en güçlü ülkesi ABD'dir. Bu nedenle de altın fiyatlarında daha çok ABD etkili olmaktadır. Geçtiğimiz dönemlerde altın fiyatlarını, ABD'de yaşanan krizler sıkça etkilemiştir. Bu nedenle altın fiyatlarının ABD'nin çeşitli kurumlarının davranışları doğrultusunda etkilendiğini söyleyebiliriz.

Bir başka açıdan baktığımızda altın, sadece kıymetli bir maden olarak yer almamaktadır. Altın aynı zamanda bir mücevher hammaddesidir. Özellikle bazı ülkelerde, mücevhere önemli ölçüde talep vardır. Türkiye de mücevher talebi fazla olan ülkeler arasında yer alıyor. Mücevher piyasasındaki bu talepler de altın fiyatlarına etki eden bir diğer unsurdur.

Altının aynı zamanda bir maden olduğunu hesaba katarsak, endüstriyel alanda da altına ihtiyaç olduğunu görürüz. Endüstriyel ihtiyaçlar, altın fiyatlarını ufak bir oranda da olsa etkilemektedir.

Altın fiyatlarını takip etmek ve en uygun zamanda altın alımı yapmak, tabii ki yatırımcılar için en doğru seçenek olacaktır. Siz de altın fiyatlarını takip ederek yatırımınız için uygun zamanı bekleyebilirsiniz.

İLETİŞİM